
Ankara’da iş dünyasını iftar sofrasında bir araya getiren HAKSİAD, ticaretin ötesinde adalet ve dayanışma vurgusu yaparak 2026 vizyonunu paylaştı. Programda konuşan Genel Başkan Vedat Turgut, yaşanan son küresel gelişmelere de değindi.

HAKSİAD Ankara Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen iftar programı, iş dünyası temsilcileri ve siyasi isimleri bir araya getirerek güçlü bir dayanışma sofrasına dönüştü. Milletvekilleri Serkan Ramanlı ile Faruk Dinç’in yanı sıra çok sayıda iş insanının katılım sağladığı programda, ramazan ayının manevi atmosferi ile HAKSİAD’ın “Adil Ticaret” vizyonu başkentte yankılandı. Ankara Şube Başkanı Mustafa Turgut’un selamlama konuşmasıyla başlayan program, Genel Başkan Vedat Turgut’un küresel gündeme ve derneğin misyonuna dair kapsamlı değerlendirmeleriyle devam etti.

“AMACIMIZ HAKKIN HAKÇA PAYLAŞILMASIDIR”
Konuşmasına ramazan ayının rahmet ve mağfiret iklimine vurgu yaparak başlayan HAKSİAD Genel Başkanı Vedat Turgut, derneğin 13 yıllık yolculuğunda 50’yi aşkın noktada hizmet veren dev bir yapıya dönüştüğünü hatırlattı. HAKSİAD’ın sadece ticari bir oluşum değil, aynı zamanda bir sorumluluk hareketi olduğunu belirten Turgut; “HAKSİAD olarak hamdolsun bugün elliyi aşkın il ve ilçede şube ve temsilcilikler açtık. Otuzu aşkın ülkede de temsilciliklerimiz vasıtasıyla halkımıza ve iş dünyasına hizmet sunmaya devam ediyoruz. Yaklaşık 13 yıl önce ‘Bismillah’ diyerek yola çıktık. Hamdolsun gün be gün büyüyor, yeni projelere ve yeni çalışmalara imza atıyoruz. Peki, HAKSİAD’ın gayesi nedir? Amacımız evvela hakkın yolunda Rabbimizi razı etmek ve bu değerler çerçevesinde hak nezdinde hakkın hakça paylaşmaktır. Şeytanların zincire vurulduğu bu ayda, zalimlerin ve kan emicilerin neler yaptığını hep birlikte görüyoruz. Bu anlamda bizlere daha büyük sorumluluklar düşmektedir. Zira başta mazlum İslam coğrafyası olmak üzere insanlık bir arayış içindedir; bir kurtuluş yolu aramaktadır. Şu anda dünyayı yönettiğini iddia eden güçlerin Epstein ismi altında belki de burada anlatmaktan haya edeceğimiz yapmış olduğu o çirkefler o bağnazlıklar, o zulümler onların ne denli kötü ve gaddar oldukları, ne denli dünya ve insanlığa zararlı oldukları aşikardır.” ifadelerini kullandı.

“GAZZE, MASKELERİN DÜŞTÜĞÜ BİR MİLATTIR”
İslam coğrafyasında bir an önce birliğin hakim olması gerektiğini vurgulayan Turgut, “Bizler daha önce söylediğimiz gibi henüz Irak, Suriye, Filistin ve Gazze işgal edilmeden önce âlimlerimiz, fikir adamlarımız ve basiret sahibi siyasetçilerimiz İslam âlemine birlik ve beraberlik çağrısı yapmıştı. Ne yazık ki bu çağrılara kulak verilmedi. Oysa bizler bir olmamız gerekirken, kendi aralarındaki ihtilaflara rağmen İslam söz konusu olduğunda nasıl birleşip vahşi Vandallar gibi leş kargaları gibi nasıl birleşip İslam coğrafyasına saldırdıklarını gördük. Bunu Irak’ta gördük; 5 milyon insanımız hayatını kaybetti. Şehit oldu. Bunu Suriye’de, Libya’da, Mısır’da ve iki yıl önce Gazze’de gördük. Gazze, adeta maskelerin düşmesine vesile olan bir milat oldu. O günden bu yana başta siyonizm olmak üzere, onun hamisi konumundaki ABD ve diğer emperyal güçler emperyalizm hedefi doğrultusunda siyonizmin sözüm ona Arz-ı Mev‘ûd (vaat edilmiş topraklar) safsataları noktasında o düşünceyle şu an İslam coğrafyasını kana boyuyor. İnsanları oradan sürmekle insansız hale getirip oraya hükmetme durumuna geliyorlar.” ifadelerine yer verdi.

“ZULMÜN EN KOYU OLDUĞU ANDA ŞAFAK SÖKECEKTİR”
Turgut, “Dün ‘Aman ha Gazze düşmesin; Gazze düşerse Şam düşer, Şam düşerse Bağdat düşer, Tahran düşer, Ankara düşer, Ankara düşerse Türkiye düşer.’ deniliyordu. Maalesef bu planların adım adım devreye konulduğunu görüyoruz. Bugün İran üzerinden leş kargaları yeni birleşmeye doğru gidiyor. Siyonizm ile ABD emperyalizmi ile başlayan saldırılar şu an İngilizlerin, Fransalıların, İtalyanlıların ve diğer o kan emici vampir devletlerin de girmeye teşebbüs etmesiyle çok farklı bir boyuta girecek. Ama ümit var olunuz. Teşbihte hata olmasın nasıl ki Hendek Savaşı’nda bütün küfür güçleri birleşip Medine’ye yürüdüğünde, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ve ashabı büyük bir imtihan vermişti. Hendek kazılırken karşılarına çıkan büyük kayayı kimse parçalayamamıştı. Resûlullah (S.A.V.) eline balyozu alıp her vuruşta bir müjde vermiş; Bizans ve Kisrâ saraylarının yıkılacağını haber vermişti. Çok geçmeden bu müjdeler gerçekleşti. Yine aynı şekilde çok uzak değil buradan Söğüt’ten, Domaniç’te küçük bir beylik olarak ortaya çıkan Osmanlı, 600 yıl boyunca İslam’ın adaletini dünyaya taşımıştır. İnanıyoruz ki bugün de İslam coğrafyasının bir yerlerinde Selahaddinler, Fatih Sultan Mehmetler yetişmektedir. Zulmün en koyu olduğu anda şafak sökecektir. İnşallah adalet güneşi doğacak ve insanlığın arzuladığı huzur, adalet ve sükûnet yeniden hâkim olacaktır.” şeklinde belirtti.

SADECE KAZANÇ DEĞİL, ADALET ODAKLI YÜRÜYÜŞ
Son olarak Turgut, “Bizler de HAKSİAD ailesi olarak bu kutlu yürüyüşün bir parçası olmaya söz verdik. Sadece işimize, kazancımıza ve zenginliğimize zenginlik katmayı hedeflemiyoruz. Asıl gayemiz; adaletin hâkim olması ve gerçek İslam’ın bütün insanlık tarafından doğru şekilde bilinmesidir. Bu temennilerle, Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. Buraya kadar gelip bizleri onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Afiyet olsun. Allah’a emanet olun.” dedi.
Kaynak: İLKHA


















Leave Your Comment