
HAKSİAD Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Güneş, küresel jeopolitik gelişmelerin, ABD ekonomisindeki belirsizliklerin ve merkez bankalarının para politikalarının altın piyasasına etkilerini değerlendirdi. Amed Haber’e konuşan Güneş; küçük yatırımcıları spekülatif dalgalara karşı uyarırken, finansal okuryazarlığın ve uzun vadeli, çeşitlendirilmiş yatırım anlayışının önemine dikkat çekti.
Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve merkez bankalarının para politikaları güvenli liman arayışını yeniden gündeme taşıyor. Altın ve değerli madenlerde yaşanan hareketliliğin nedenlerini değerlendiren HAKSİAD Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Güneş, Amed Haber’in sorularını yanıtladı.
Güneş, altın fiyatlarındaki yükseliş beklentisinin yalnızca ekonomik verilerle değil, küresel siyasi gelişmeler ve algı yönetimleriyle de şekillendiğini belirterek, özellikle küçük tasarruf sahiplerinin panik yerine bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
VATANDAŞ NEDEN ALTIN, GÜMÜŞ VE DÖVİZE YÖNELİYOR?
Ekonomik dalgalanmaların vatandaşların tasarruf alışkanlıklarını değiştirdiğini ifade eden Selahattin Güneş, şunları söyledi:
“Türkiye’de ekonomik göstergeler dalgalandıkça, vatandaşlarımız paralarının değer kaybına uğramaması için çeşitli arayışlar içerisine girmektedir. Çoğu zaman büyük kârlar elde etmekten öte, ‘param değerini korusun, enflasyon karşısında erimesin’ düşüncesiyle döviz alımına ya da değerli madenler olarak nitelendirdiğimiz altın ve gümüşe yöneliyor.”
“ALTIN VE GÜMÜŞ KISA SÜREDE ZENGİN EDECEK BİR ARAÇ GİBİ GÖRÜLMEYE BAŞLANDI”
Son dönemde yatırımcı psikolojisindeki değişime dikkat çeken Güneş, spekülatif beklentilerin birçok kişiyi yanlış kararlar almaya yönelttiğini belirtti.
“Yakın dönemde altın hakkındaki spekülatif haberlerin etkisiyle fiyatların çok daha fazla yükseleceğine inanan insanlar, altın ve gümüşü kısa sürede zengin edecek bir araç olarak görmeye başladı. Neredeyse her vatandaşın bütçesi oranında katıldığı bu yoğun yatırım dalgasının sonunda, maalesef birçok kişi ciddi zararlarla karşılaştı. Sadece elindeki nakdi değerlendirenlerin ötesinde, evini, arabasını ya da arsasını satıp altına yatırarak daha yüksek kâr amacı güdenlerin sayısı da bu süreçte azımsanmayacak kadar çoğaldı.”
“ALTININ ALTI YENİDEN ISITILIYOR”
Aylar süren düşüşün ardından yeniden yükseliş beklentisinin oluştuğunu ifade eden Güneş, bu hareketliliğin arka planını şöyle değerlendirdi:
“Altın ve gümüşte aylarca süren düşüş, bu yatırımları yapanları ciddi şekilde ürküttü ve büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Şimdilerde ise altının altı yeniden ısıtılmaya başlandı.”
Güneş’e göre bu sürecin temelinde jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler, enerji ve petrol fiyatlarındaki artış, küresel enflasyon beklentileri ve güvenli liman arayışı bulunuyor.
“ABD’nin attığı adımlar ve bölgedeki gerilimler, tüm dünyanın ekonomik dengesini altüst etti. ABD/Trump’tan gelen her açıklama sonrası piyasalarda çok hızlı inişli-çıkışlı grafikler görüyoruz.”
ABD EKONOMİSİ VE FED POLİTİKALARI
Küresel ekonomide siyasi açıklamaların piyasalar üzerindeki etkisine değinen Güneş, ABD’de seçim dönemleri yaklaştıkça ekonomik belirsizliklerin arttığını ifade etti.
“Siyasi aktörlerin dengesiz ve ani çıkışları, küresel ekonomide de derin bir istikrarsızlığa yol açmaktadır. ABD’de seçim dönemleri yaklaştıkça bu tarz popülist ve fevri açıklamaların dozu daha da artıyor. Sırf iç siyaseti dizayn etmek ve koltuğu korumak adına atılan adımlar, petrolün ve enflasyonun yükselmesine, askeri harcamaların artmasına neden olurken, küresel ölçekte ciddi bir güven kaybını da beraberinde getiriyor.”
ABD Merkez Bankası’nın para politikalarına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:
“ABD içerisinde faizlerin artırılması noktasında ciddi bir baskı oluştuğu bilinirken, diğer yandan dolar üzerindeki küresel baskı da kontrol edilemiyor. Enflasyon sorunu tam anlamıyla çözülemediği için faiz artışını savunanlar ile ekonominin soğumasından korkanlar arasında ciddi bir fikir ayrılığı yaşanıyor.”
“PROFESYONEL YATIRIMCILAR DEĞERLİ MADENLERE YÖNELİYOR”
Doların geleceğine ilişkin tartışmalara da değinen Güneş, uzun vadeli eğilimlere dikkat çekti.
“Finansal okuryazar yatırımcılar, kâğıttan kaplan Amerika’nın parasının da kâğıt değerinden başka bir değerinin olmadığını bildiklerinden, bir an önce dolardan kurtulmak için altın ve değerli madenlere yöneliyorlar.”
“İç borç stoku 40 trilyon doları aşmış bir ülke ekonomisinin çökeceğini profesyonel yatırımcılar çok net görebiliyorlar. Bu da uzun vadede değerli madenlerin yükselme eğilimlerinin devam edeceğini gösteriyor.”
KÜÇÜK YATIRIMCIYA UYARI: “TEK SEPETE YATIRIM RİSKLİDİR”
Selahattin Güneş, en önemli başlığın finansal okuryazarlık olduğunu belirterek küçük tasarruf sahiplerine şu uyarılarda bulundu:
“Bu durum, finansal okuryazarlığın küçük yatırımcı için ne kadar hayati bir kalkan olduğunu bizlere yeniden hatırlatıyor. Küresel baronların kendi aralarında yürüttüğü bu filler savaşında ezilen her zaman, kulaktan dolma bilgilerle veya panikleyerek hareket eden küçük tasarruf sahipleri oluyor.”
“Yatırım yaparken tüm varlığı tek bir sepete koymanın, evini veya arabasını satarak spekülatif dalgaların ortasına atlamanın temel nedenlerinden biri finansal okuryazarlığın yetersiz olmasıdır.”
“PARAYI DÖNEMSEL RÜZGÂRLARA GÖRE DEĞİL, STRATEJİYLE YÖNETMEK GEREKİR”
Yatırım kararlarında soğukkanlılığın önemine vurgu yapan Güneş, vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu:
“Algı yönetimleriyle yönlendirilen piyasalarda hayal kırıklığına uğramamak için soğukkanlılığı korumak gerekiyor. Parayı dönemsel rüzgârlara göre değil, uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş stratejilere göre yönetmek gerekir.”
“Bir yatırım aracının sürekli yükseleceği düşüncesiyle bütün varlığınızı tek bir alana yatırmak son derece risklidir. Özellikle evini, arabasını veya arsasını satarak spekülatif bir yatırım dalgasına katılmak, kişiyi çok daha büyük finansal risklerle karşı karşıya bırakabilir.”
“ASIL MESELE, O ATEŞİ KİMİN YAKTIĞINI DOĞRU OKUMAKTIR”
Önümüzdeki dönemde küresel güç mücadeleleri ve jeopolitik kırılmaların devam etmesi halinde altın piyasasındaki hareketliliğin süreceğini belirten Güneş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Önümüzdeki dönemde de küresel güç savaşları, merkez bankalarının sıkışan para politikaları ve jeopolitik kırılmalar devam ettiği sürece altının altı daha çok kez ısıtılacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki küresel sistemin aktörleri kendi kazançlarını garanti altına almadan hiçbir oyunun perdesini kapatmazlar.”
“Bizlere düşen, bu büyük ve acımasız durumu doğru okumaktır. Fırtınalı denizlerde büyük dalgalarla yarışmak yerine limanımızı doğru seçmeli, selamet sahiline yakın durmalı ve küresel spekülasyonların faturasını kendi geleceğimizle ödememeliyiz.”
“Altın, gümüş, döviz veya başka bir yatırım aracı… Hiçbir yatırım aracının gelecekte kesin kazanç sağlayacağının garantisi yoktur. Bu nedenle yatırım kararlarında söylentilerden, panikten ve kısa vadeli beklentilerden uzak durmak; finansal okuryazarlığı geliştirmek ve riskleri çeşitlendirmek büyük önem taşıyor.”
“Bugün altının altı yeniden ısıtılıyor olabilir. Ancak asıl mesele, o ateşin kim tarafından yakıldığını ve bu ateşin kimin cebini ısıtırken kimin cebini yaktığını doğru okuyabilmektir.”


Leave Your Comment