
HAKSİAD Batman Şube Başkanı Cemal Çetiz, son dönemde yaşanan yangın ve benzeri olayların iş yerlerinde güvenlik tedbirlerinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Kamu kurumlarının etkin denetiminin yanı sıra işveren, işletmeci, müteahhit ve taşeron firmaların da sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Çetiz, maliyet kaygısıyla güvenlikten ve malzeme kalitesinden taviz verilmemesi çağrısında bulundu.
İş yerlerinde meydana gelen yangın, patlama ve benzeri olayların can kayıplarının yanı sıra işletmeler ve ülke ekonomisi açısından ciddi maddi kayıplara da yol açabildiğine dikkat çeken HAKSİAD Batman Şube Başkanı Cemal Çetiz, iş güvenliği konusunda kamu kurumlarından işletmelere kadar bütün tarafların sorumluluk taşıdığını söyledi.
Batman’da son dönemde yaşanan olayları değerlendiren Çetiz, benzer acıların tekrar yaşanmaması için tedbirlerin olaylardan sonra değil, işin planlama ve uygulama aşamasından itibaren alınması gerektiğini ifade etti.
DENETİM MEKANİZMASI ETKİN ŞEKİLDE İŞLETİLMELİ
Daha önce Batman’da meydana gelen depo yangınlarının ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını hatırlatan Çetiz, son olarak kentteki bir spor kompleksinde çıkan yangında 3 kişinin hayatını kaybetmesinin iş güvenliği ve denetimin önemini bir kez daha gösterdiğini belirtti.
Çetiz, şunları söyledi:
“Daha önce depo yangınlarının ardından da açıklama yaparak yetkililerin gereken önlemleri azami derecede alması ve denetim mekanizmasının işletilmesi gerektiğini söylemiştik. Geçtiğimiz gün Batman’da bir spor kompleksinde yangın meydana geldi ve 3 canımızı kaybettik. Çok sayıda vatandaşımız da yaralandı. Bu acı olay, gerekli tedbirlerin alınmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.”
Yaşanan olayların yalnızca meydana geldiği kent veya işletmeyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Çetiz, iş yerlerindeki güvenlik standartları ve denetim süreçlerinin her işletme açısından önem taşıdığını kaydetti.
GÜVENLİK ORTAK SORUMLULUK
İş güvenliğinin yalnızca kamu kurumlarının yapacağı denetimlerle sağlanamayacağını belirten Çetiz, işletme sahiplerinin de herhangi bir denetimi beklemeden gerekli tedbirleri almakla sorumlu olduğunu ifade etti.
Çetiz, “Devletin denetim mekanizmasını sıkı bir şekilde işletmesi, gerçekten ihmalkârlığa fırsat vermemesi gerekiyor. Bunun yanında vatandaşın da devlet denetimi olmasa dahi işini en iyi, en korunaklı ve en sağlam şekilde yapması gerekir. İhmalkârlık Batman’a pahalıya mal oluyor.” dedi.
İşletmelerde güvenliğin günlük işleyişin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Çetiz, yangın önlemlerinden kullanılan malzemenin niteliğine, yapı güvenliğinden teknik kontrollere kadar gerekli tedbirlerin zamanında alınmasının önem taşıdığını dile getirdi.
MALİYET HESABI GÜVENLİĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ
İşverenlerin, müteahhitlerin ve taşeron firmaların yaptıkları işlerde yalnızca maliyet ve kazanç üzerinden hareket etmemesi gerektiğine dikkat çeken Çetiz, güvenlik ve dayanıklılığın öncelikli olması gerektiğini söyledi.
Çetiz, şöyle konuştu:
“Bir vatandaş, iş sahibi, müteahhit veya taşeron firma olarak ‘Daha fazla nasıl kazanırım?’ diye bakmak yerine, ‘Bu işi en iyi ve en sağlam şekilde nasıl yapabilirim?’ anlayışıyla hareket etmeli. Dayanıklılığı ve güvenliği en üst seviyede tutmanın gayreti içerisinde olmalılar.”
Kullanılan malzemenin niteliğinden uygulamanın standartlara uygunluğuna kadar her aşamada gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini belirten Çetiz, kısa vadeli maliyet hesabıyla güvenlikten taviz verilmesinin çok daha ağır sonuçlara neden olabileceğine dikkat çekti.

DENETİM İLK AŞAMADAN SON AŞAMAYA KADAR SÜRMELİ
Denetimin yalnızca tamamlanmış bir işin kontrolü şeklinde görülmemesi gerektiğini ifade eden Çetiz, işin başlangıcından teslimine kadar bütün aşamaların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
Çetiz, ihmallerin hukuki sorumluluğun yanı sıra vicdani bir sorumluluk da doğurduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir sorun kişiden kaynaklanan ihmalkârlık nedeniyle ortaya çıkıyorsa bunun vebali çok büyüktür. Malzemeden çalınıyorsa, sağlamlığı en üst düzeyde test edilmeden işler teslim ediliyorsa ve bunun sonucunda bu tür üzücü olaylar yaşanıyorsa, bunun hesabının sorulması gerekir.”
YAŞANAN OLAYLARDAN DERS ÇIKARILMALI
İlgili kurumların ve işi üstlenen firmaların meydana gelen olayları değerlendirmesi gerektiğini belirten Çetiz, denetim zincirinin kesintiye uğramamasının önemine işaret etti.
“Taşeron firma gereken bütün hassasiyeti gösterse, denetim mekanizması işletilse ve ilgili kurumlar ile yetkililer işin temelinden, ilk taşından son malzemesine kadar gerekli kontrolleri yapsa belki bu üzücü olaylar yaşanmayabilirdi. Bundan sonra ilgili şahıslar ve kurumlar yaşananlardan ders çıkarmalı.” diyen Çetiz, sorumlulukların uygulamada karşılık bulması gerektiğini ifade etti.
TEDBİR, DENETİM VE SORUMLULUK BİRLİKTE YÜRÜTÜLMELİ
İş yerlerinde can ve mal güvenliğinin korunabilmesi için kamu denetimi ile işletmelerin kendi sorumluluklarının birbirini tamamlaması gerektiğini vurgulayan Çetiz, gerekli standartların işin her aşamasında uygulanması çağrısında bulundu.
Çetiz, “Hem denetim mekanizmasının hem de taşeron firmaların işin üzerinde en ince ayrıntısına kadar durması ve görevlerini en iyi şekilde yapması gerekiyor. İhmalkârlık Batman’a pahalıya mal oluyor.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: batmanrehbergazetesi


Leave Your Comment