
HAKSİAD Genel Başkanı Vedat Turgut, 6. İş Adamları Buluşması’nın açılış programında yaptığı konuşmada küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye ekonomisinin potansiyeli, ahlaklı ticaret anlayışı ve HAKSİAD’ın gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) tarafından “Ahlaklı Ticaret, Güçlü Türkiye” temasıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen 6. İş Adamları Buluşması’nın açılış programında konuşan HAKSİAD Genel Başkanı Vedat Turgut, ekonomik kalkınmanın temelinde güven, istikrar ve ahlaklı ticaret anlayışının bulunduğunu söyledi.
TURGUT: “BİZLER DE BU ANLAYIŞLA ÇALIŞAN, ÜRETEN BİR İŞ DÜNYASINI BÜYÜTÜYORUZ”
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Turgut, HAKSİAD’ın geleneksel hâle gelen Kızılcahamam İş Dünyası Buluşmaları’nın altıncısında bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Turgut konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Hepinizi en kalbi duygularımla, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. HAKSİAD’ın geleneksel hale gelen Kızılcahamam İş Dünyası Buluşmaları’nın 6’ncısında sizlerle yeniden bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Rabbim bu istişare kampımızı; kurumumuz, üyelerimiz, ülkemiz, gönül coğrafyamız ve bütün insanlık için hayırlara vesile kılsın. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: ‘İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.’ (Necm Suresi, 39) Bizler de bu anlayışla çalışan, üreten, istişare eden, paylaşan ve sorumluluk alan bir iş dünyasını büyütmenin gayreti içerisindeyiz.”

“TİCARET YALNIZCA KAZANÇ ÜRETMEZ”
HAKSİAD’ın yalnızca ticari ilişkiler kuran bir yapı olmadığını belirten Turgut, ortak değerleri ve ortak sorumluluğu paylaşan büyük bir aile anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi.
Konuşmasında küresel ekonomik gelişmelere de değinen Turgut, şunları kaydetti:
“Biz, ortak değerleri, ortak sorumluluğu ve ortak geleceği paylaşan büyük bir aileyiz. Çünkü biliyoruz ki ticaret yalnızca kazanç üretmez. Ticaret güven üretir. Ticaret ilişki kurar. Ticaret medeniyet inşa eder. Tarih boyunca güçlü toplumlar sadece güçlü devletlerle değil, güçlü üretim kültürü, güçlü şehirler ve güçlü ekonomik yapılarla yükselmiştir.
Bugün dünya yeni bir dönüşüm döneminden geçmektedir. Ekonomik dengeler yeniden şekilleniyor. Teknoloji üretimin merkezine yerleşiyor. Yapay zekâ, veri ekonomisi, yüksek teknoloji ve dijital dönüşüm artık rekabetin temel unsurları hâline geliyor. Ancak ekonomik büyüklük tek başına yeterli değildir.
Son yıllarda bölgemizde yaşanan savaşlar, küresel ticaret koridorlarında oluşan kırılmalar ve uluslararası gerilimler; ihracat, ithalat, üretim maliyetleri ve yatırım ortamı üzerinde ciddi etkiler oluşturmaktadır. Bölgemizde yaşanan gerilimler, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler nedeniyle taşımacılık maliyetlerini artırmakta, sigorta giderlerini yükseltmekte ve tedarik süreçlerini zorlaştırmaktadır. Jeopolitik konumu gereği Türkiye de bu gelişmelerden etkilenmektedir. Dış ticarette dönemsel dalgalanmalar, maliyet baskıları ve bazı pazarlarda yaşanan daralmalar iş dünyamızın yakından takip ettiği başlıklardır.
Ancak Türkiye’nin üretim kapasitesi, girişimci ruhu ve stratejik konumu önemli fırsatlar sunmaktadır. Katma değerli üretimi artırarak, yeni pazarlar oluşturarak, alternatif ticaret koridorlarını güçlendirerek ve ekonomik diplomasi kapasitemizi büyüterek bu süreci fırsata çevirebileceğimize inanıyoruz.”

“EKONOMİ AYNI ZAMANDA VİCDANDIR”
Konuşmasının devamında ekonomik gücün aynı zamanda adalet ve vicdan sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini ifade eden Turgut, Peygamber Efendimizin (sav) ticaret ahlakına ilişkin hadis-i şerifini hatırlattı.
Turgut şöyle konuştu:
“Bir tarafta savaşlar… Bir tarafta ekonomik kırılganlıklar… Diğer tarafta insanlığın vicdanını yaralayan büyük adaletsizlikler… Özellikle Filistin’de yaşananlar bizlere bir kez daha göstermiştir ki, ekonomi yalnızca rakam değildir. Ekonomi aynı zamanda vicdandır. Ekonomik güç yalnızca büyümeyi değil, adaleti, merhameti ve insan onurunu koruma sorumluluğunu da beraberinde taşır.
Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ki: ‘Doğru ve güvenilir tüccar; Peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.’
İşte HAKSİAD’ın iş dünyası anlayışı budur: Kazanan ama unutmayan. Büyüyen ama kibirlenmeyen. Güçlenen ama adaletten ayrılmayan.”

“GÜVENLİK YATIRIM, ÜRETİM VE KALKINMA DEMEKTİR”
Turgut, Türkiye’de güven ve istikrarın güçlenmesinin ekonomik açıdan stratejik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Küresel ölçekte yaşanan bu olumsuz tabloya karşı içeride huzuru, güveni ve istikrarı güçlendiren her adımın ekonomik değeri çok büyüktür. Türkiye’nin terörün tamamen gündemden çıktığı, güvenliğin kalıcı hâle geldiği, toplumsal huzurun güçlendiği bir iklime ulaşması ekonomik açıdan stratejik öneme sahiptir. Çünkü güvenlik sadece asayiş değildir. Güvenlik yatırım demektir. Üretim demektir. İstihdam demektir. Bölgesel kalkınma demektir.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da oluşacak kalıcı huzur ortamı; yatırımları, sınır ticaretini, turizmi ve girişimciliği daha güçlü hâle getirecektir. İçeride güçlenen istikrar ortamı Türkiye ekonomisini küresel dalgalanmalara karşı daha dirençli kılacaktır.
Biz inanıyoruz ki, huzur varsa yatırım vardır. Güven varsa üretim vardır. Üretim varsa kalkınma vardır. Kalkınmanın olduğu yerde ise güçlü bir Türkiye vardır.”
“İŞ DÜNYASININ EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞU ŞEY GÜVEN VE İSTİKRARDIR”
Ekonomik kalkınmanın güçlü kurumlar ve hukuk güvenliğiyle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Turgut, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Ekonomik kalkınmanın yalnızca sermaye ve üretimle değil, güçlü kurumlar, öngörülebilir hukuk düzeni ve toplumsal güven iklimiyle mümkün olduğunu da unutmamalıyız.
Bu çerçevede ülkemizde gündeme gelen yeni anayasa çalışmalarını; farklı görüşlerin ortak zeminde konuşulabildiği, hukuk güvenliğini güçlendiren, toplumsal birlik duygusunu pekiştiren ve gelecek nesillere daha güçlü bir kurumsal yapı bırakmayı hedefleyen önemli bir fırsat olarak değerlendirmek gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü güçlü ekonomi, güçlü kurumlar, güçlü hukuk ve güçlü toplumsal mutabakat üzerinde yükselir. İş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu şey; öngörülebilirlik, güven ve uzun vadeli istikrardır.”

HAKSİAD’IN TEŞKİLATLANMA VE ULUSLARARASI ÇALIŞMALARI PAYLAŞILDI
Konuşmasında HAKSİAD’ın son dönemdeki teşkilatlanma çalışmalarına da değinen Turgut, derneğin Türkiye ve uluslararası alandaki mevcut yapısını katılımcılarla paylaştı.
“HAKSİAD bugün hamdolsun 13 yılını geride bırakmış, 14. yılına adım atmış güçlü bir kurumsal yapıya dönüşmüştür.
Yaklaşık bir buçuk yıl önce bu kutlu emaneti büyük bir sorumluluk bilinciyle devraldık. Bu vesileyle kuruluşumuzdan bugüne kadar emek veren tüm genel başkanlarımıza, yöneticilerimize, şube başkanlarımıza, temsilcilerimize ve üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Görevi devraldığımız dönemde HAKSİAD, Türkiye genelinde 8 şube ve 19 temsilcilikle hizmet veriyordu. Bugün ise hamdolsun; 20 ilde şubesi, 47 ilde aktif temsilciliği bulunan HAKSİAD, toplam 67 ilde teşkilatlanmasını tamamlayarak 3 binin üzerinde üye işletmeye ulaşmıştır.
Uluslararası ölçekte ise Avrupa’da 14 ülkede, Afrika’da 24 ülkede, Asya’da 21 ülkede olmak üzere; 59’dan fazla ülkede ticari temas ve güçlü iş ağı oluşturulmuştur.
Bu rakamlar sadece büyümeyi değil, güveni, emeği, kardeşliği, ortak vizyonu göstermektedir. Ve bu büyümenin en önemli gücü gençlerimizdir. Genç HAKSİAD’dır.”

“DÖRT TEMEL ALANA ODAKLANACAĞIZ”
Önümüzdeki dönemde teknoloji, tarım, bölgesel ekonomik iş birlikleri ile insan ve kurumsal dönüşüm başlıklarına odaklanacaklarını belirten Turgut, HAKSİAD’ın gelecek vizyonunu anlattı.
“Birincisi teknoloji. İkincisi tarım. Üçüncüsü bölgesel ekonomik iş birlikleri. Dördüncüsü insan ve kurumsal dönüşüm.
Tüketen değil üreten olacağız. Takip eden değil yön veren olacağız. Daha fazla genç girişimci yetiştireceğiz. Dijital ticaret ağlarımızı büyüteceğiz. Uluslararası iş birliklerimizi artıracağız.
Çünkü biliyoruz ki bilgi birleşirse fırsat doğar. İmkân birleşirse güç oluşur. Güç birleşirse etki ortaya çıkar. Ancak büyük dönüşümler sabırla, istikrarla ve kararlılıkla gerçekleşir.”
PROGRAM YOĞUN KATILIMLA DEVAM ETTİ
Konuşmasının sonunda organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Turgut, katılımcılara hitaben birlik ve bereket temennisinde bulundu.
Programa HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, HÜDA PAR Milletvekili Faruk Dinç, HAKSİAD yönetimi ve üyeleri ile Türkiye’nin farklı illerinden ve çeşitli ülkelerden programa katılan iş insanları iştirak etti.














Leave Your Comment