
HAKSİAD, Genişletilmiş Yönetim Toplantısı’nı merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirdi. Üç gün süren ve beş oturumda tamamlanan zirvede, derneğin 2025 yılı faaliyetleri ibra edilirken 2026 yılı için “proje odaklı yeni dönem” ilan edildi.

Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD), 2026 yılı stratejik hedeflerini belirlemek üzere Türkiye tarihinde derin yaralar açan ve acı izler bırakan, Yassıada isimi ile bilinen Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda bir araya geldi.

TARİHİN GÖLGESİNDE BİR ADALET MUHASEBESİ
Program öncesinde HAKSİAD heyeti, rehber eşliğinde adayı gezerek merhum Başbakan Adnan Menderes ve dava arkadaşlarının tutuklu kaldığı, haksız yargılamalara ve zulme maruz bırakıldığı mekânları yerinde inceledi.
Menderes ve arkadaşlarının o karanlık günlerde maruz kaldığı hukuksuzluğu iliklerine kadar hisseden iş insanları, milletin iradenin yargılandığı bu tarihi atmosferde mazlumları rahmetle yad etti.
Heyet üyeleri, adaletin olmadığı bir iklimde iktisadi kalkınmanın ve toplumsal huzurun da kök salamayacağı gerçeğini mütalaa ederek, tarihin bu hüzünlü sayfasından aldıkları ibretle “hak ve dürüstlük” temelinde çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ettiler.

TURGUT: “GÜÇ BİRLİĞİYLE KÜRESEL BİR GÜCE DÖNÜŞÜYORUZ”
Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başlayan Genişletilmiş Yönetim Toplantısı’nın açılış konuşmasını gerçekleştiren HAKSİAD Genel Başkanı Vedat Turgut, buluşma yerinin manidarlığına vurgu yaparak, derneğin son bir yıldaki büyüme ivmesini paylaştı.
Teşkilatlanma noktasında büyük bir sıçrama yaptıklarını ifade eden Turgut, şube sayısının 19’a, temsilcilik sayısının ise 42’ye ulaştığını müjdeledi. Turgut, yönetime gelmeden önce Türkiye’nin dört bir yanını gezerek saha analizi yaptıklarını ve bugün ulaştıkları bilginin en büyük güçleri olduğunu hatırlattı. Sadece isim için değil, icraat için orada olan aktif bir yönetim yapısı kurduklarını belirten Turgut, HAKSİAD’ın artık “toplanıp dağılan” bir yapı değil, somut projelere imza atan kurumsal bir güç haline geldiğini dile getirdi. Güçlerin birleştirilmesiyle lojistikten sağlığa, yakıttan otomotive kadar birçok alanda üyelere sağlanan indirimlerin katlanacağını belirten Genel Başkan, “Birlik olursak piyasada belirleyici oluruz” mesajını verdi.

YENİ NESİL EKONOMİ: DİJİTALLEŞME VE VERİ GÜCÜ
Ekonomik vizyon sunumlarında verinin, modern dünyanın “stratejik gücü” olduğu vurgulandı. Ana konuşmacı, küresel ekonominin klasik ölçek büyütme anlayışından uzaklaşıp dijitalleşme, uzmanlaşma ve kopyalanamaz değer üretimi dönemine girdiğini ifade etti.
Sürdürülebilir rekabetin; veriyi doğru okumak, teknolojiyi etkin kullanmak ve özgün yetkinlikler geliştirmek ile mümkün olduğuna dikkat çekildi. İş dünyasının yalnızca dar çevrelerle sınırlı kalmaması gerektiği belirtilirken, her ölçekte esnaf ve girişimciye dokunan özel istişare yapıları sayesinde ekonomik tabanın güçleneceği vurgulandı.
“Zihnen dönüşmeli, taklit edilemeyen değerler üretmeliyiz” mesajıyla konuşmasını tamamlayan ana konuşmacı, yerli markaların küresel rekabette kalıcı başarıyı ancak bu stratejik zihniyetle yakalayabileceğini ifade etti.

PROJE ODAKLI BÜYÜME VE KITALARARASI TİCARET
HAKSİAD Genel Başkan Yardımcısı Maruf İçke ise derneğin gelecek dönem projeleri ve sektörel derinleşme hedefleri hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. İçke, üyelerin birbirleriyle ticaretini kolaylaştıracak B2B uygulamasının teknik altyapısının hazırlandığını ve Türkiye’de benzeri olmayan bir interaktif ağ kurulacağını açıkladı. Bunun yanı sıra, hazırladıkları yeni bir proje ile inşaat standartlarının yükseltileceğini ve üyelerin kolektif bir şekilde devasa inşaat projelerine dahil edileceğini belirten İçke, geniş bir portföy sundu. İçke ayrıca, sektör gruplarının daha etkin çalışması için görev tanımlarının yapıldığını ve her komisyonun kendi alanında bir uzmanlık merkezi haline geleceğini ifade etti.

MAHMUT ŞAHİN: “ÜYELERİMİZİN MENFAATLERİNİ HER ALANDA KORUYORUZ”
HAKSİAD Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin, zirvenin hukuk ve ticaret entegrasyonu oturumunda yaptığı konuşmada, modern iş dünyasının en büyük risk alanlarından biri olan ticaret hukukuna dair hayati uyarılarda bulundu. Esnaf ve sanayicilerin ticari faaliyetlerini sürdürürken “itimat kontrole mani değildir” prensibiyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, yasal prosedürlere uyulmamasının sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda kurumsal itibarın sarsılmasına da yol açtığını belirtti.
Özellikle ticari sözleşmelerde atılan her imzanın, geri dönüşü olmayan hukuki sorumluluklar yüklediğine dikkat çeken Şahin, “Bir kağıda atılan imza, sadece bir onay değil; mal varlığınızın, emeğinizin ve geleceğinizin altına konulan bir taahhüttür. Esnafımız, yeterince incelemediği veya hukuki boşluklar barındıran metinlere imza atarak yılların birikimini tehlikeye atmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
İş dünyasının hukuksal açıdan bakış açısını güncellenmesi gerektiğini savunan Mahmut Şahin, merdiven altı veya kayıt dışı yürütülen süreçlerin kısa vadede kazançlı görünse de uzun vadede ağır yargısal yükler getirdiğini hatırlattı. Sözleşme kültürünün eksikliğinin Türkiye’deki ticari davaların temel sebebi olduğunu ifade eden Şahin, esnafa şu uyarılarda bulundu: “Ticarette dürüstlük esastır; ancak bu dürüstlük, yasal belgelerle zırhlandırılmalıdır. Alacak-verecek ilişkilerinde, ortaklıklarda ve tedarik süreçlerinde her adımın kanuni protokollere uygun atılması, bir bürokrasi değil; ticaretin sürdürülebilirliği için bir emniyet kemeridir. Fatura düzeninden çek-senet disiplinine, iş sözleşmelerinden KVKK uyumuna kadar her alanda profesyonel hukuki danışmanlık almak, bir masraf değil; işi korumak için yapılan en stratejik yatırımdır.” Şahin, HAKSİAD olarak üyelerinin hukuki farkındalığını artırmak için eğitim çalışmalarına devam edeceklerini belirterek, ticaretin “hak” ekseninde büyümesi için hukukun rehber alınması gerektiğinin altını çizdi.

SEKTÖREL ANALİZLER VE GELECEK STRATEJİLERİ
Toplantının en dinamik bölümlerinden birini oluşturan oturumlarda, yönetim kurulu üyeleri ve farklı bölgelerden katılım sağlayan temsilciler, önceden hazırladıkları sektörel sunumlarını sırasıyla genel kurula sundular. Katılımcıların her biri, kendi faaliyet alanlarındaki sahanın güncel röntgenini çekerek; piyasadaki daralmaları, gelişme potansiyeli olan alanları ve iş dünyasının içinde bulunduğu konjonktürel durumu tüm yönleriyle ortaya koydular. Yapılan sunumlarda, derneğin yürüttüğü mevcut faaliyetler enine boyuna değerlendirilirken, üyelerin genel merkezden beklentileri ve kurumsal yapının daha etkin hale getirilmesi için atılması gereken adımlar tek tek paylaşıldı.
İş adamları, hangi sektörlerin daha yüksek katma değer üretebileceği, yerel kaynakların uluslararası pazarlara nasıl kanalize edileceği ve risklerin minimize edilmesi için hangi yatırım modellerinin benimsenmesi gerektiği üzerine derinlemesine istişarelerde bulundular. Sahanın gerçeklerinden süzülüp gelen bu veriler ışığında; üretimden ihracata, teknolojiden kolektif yatırım fonlarına kadar geniş bir perspektifte “nerede, ne zaman ve nasıl” adım atılması gerektiği sorusuna yanıt arandı.
Katılımcıların sahadaki gözlemlerine dayanarak sundukları çözüm önerileri, derneğin önümüzdeki dönemde izleyeceği stratejik yol haritasının temel taşlarını oluştururken, her bir üyenin bireysel başarısının kurumsal bir markaya nasıl dönüştürülebileceği noktasında tam bir görüş birliğine varıldı.

SONUÇ BİLDİRGESİ VE VİZYON BELGESİ
Üç gün süren yoğun istişareler ve beş ayrı oturumun ardından zirve, Genel Başkan Yardımcısı Veysi Ay tarafından okunan sonuç bildirgesi ile nihayete erdi. Bildirgede, küresel ekonomik darboğazın ve hayat pahalılığının yarattığı toplumsal depresyonun ancak adaletli bir ekonomik bölüşüm ve yerli üretim hamlesiyle aşılabileceği vurgulandı.

İKTİSADİ KALKINMADA YENİ DÖNEM VE MANEVİ MÜJDE
Bildirgenin “alınan kararlar” bölümünde, HAKSİAD’ın sadece bölgesel değil, kıtalararası bir güç olma hedefi resmileştirildi. Asya, Avrupa ve Afrika hattında şubeleşme çalışmalarının üyeye doğrudan fayda sağlayacak şekilde aktif hale getirilmesi, lojistikten otomotive kadar stratejik iş birliklerinin genişletilmesi ve katılım finansmanına erişimi kolaylaştıracak projelerin geliştirilmesi öncelikli eylem planları olarak belirlendi. Ayrıca kurumsal istişare mekanizmasını diri tutmak amacıyla Genişletilmiş Yönetim Toplantıları’nın her altı ayda bir periyodik olarak düzenlenmesi kararı imza altına alındı.



















































Leave Your Comment