
HAKSİAD İstanbul Şube Başkanı Abdulbari Duman, Ramazan ayı münasebetiyle yayımladığı mesajda; İstanbul’un kadim ticaret ahlakını hatırlatarak, iş dünyasını kâr-zarar cetvellerinden öteye geçmeye ve gönül köprüleri kurmaya davet etti. Duman, “İstanbul’un ruhu, paylaşmanın ve dürüstlüğün en büyük şahididir,” diyerek esnaf ve iş adamlarına seslendi.
PAYİTAHTIN BEREKETLİ SOFRALARI VE İKTİSADİ SORUMLULUK
Medeniyetlerin buluşma noktası ve ticaretin kalbi olan İstanbul, on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in manevi iklimine girerken, Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) İstanbul Şube Başkanı Abdulbari Duman, şehrin iktisadi aktörlerine yönelik önemli bir mesaj yayımladı. İstanbul’un sadece devasa bir pazar yeri olmadığını, aynı zamanda asırlık bir edep ve terbiye mektebi olduğunu vurgulayan Duman, Ramazan’ın bu köklü kültürü ihya etmek adına büyük bir imkân sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul’un her mahallesinde yükselen o aziz ezan sesleri; sadece minarelerden yankılanmamalı, çarşı ve pazardaki tartının adaletine, alışverişin hukukuna ve tüccarın vakarına da aynı ölçüde yansımalıdır. Bizler bu mübarek ayı, sadece bireysel bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda kolektif bir ‘iktisadi arınma mevsimi’ olarak görmeliyiz. İstanbul’un ruhu, paylaşmanın ve dürüstlüğün en büyük şahididir. Bu ruhu iş yerlerimizde yaşatmak bizim asli vazifemizdir.”

KÂR HIRSINDAN GÖNÜL RIZASINA UZANAN YOL
Başkan Abdulbari Duman, ticaretin yalnızca teknik bir veri ya da finansal bir başarı öyküsü olmadığını, özünde ağır bir “emanet” taşıdığını hatırlattı. İstanbul gibi metropol bir şehirde ticaret yapmanın büyük bir vebal teşkil ettiğine dikkat çeken Duman, iş dünyasına yönelik şu kritik tavsiyelerde bulundu:
“Esnafımız ve sanayicimiz, gölgesi üzerimize düşen bu rahmet ayında kâr marjlarını değil, asıl kazanç kapısı olan dua marjlarını artırmalıdır. Halkımızın alım gücünü zorlayan haksız fiyat artışlarından sakınmak, vatandaşın sofrasındaki ekmeği korumak bugün bizler için bir sadaka-i cariye hükmündedir. Unutmamalıyız ki; ticaretin asıl ruhu, alışveriş bittikten sonra her iki tarafın da birbirine gönül rahatlığıyla ‘hayrını gör’ diyebilmesindeki o samimiyette gizlidir. İstanbul esnafını, bu kadim ‘hal dili’ni yeniden kuşanmaya ve etik değerleri finansal tabloların önüne koymaya davet ediyorum.”
SOSYAL ADALET VE İSTANBUL’UN GÖRÜNMEZ KAHRAMANLARI
İş dünyasının sadece üretim ve tüketim döngüsünden ibaret olmadığını, sistemin asıl gücünün çalışanların huzurunda saklı olduğunu ifade eden Duman, işverenlere şefkat merkezli bir yönetim anlayışı önerdi. Fabrikalardan küçük atölyelere kadar her alanda emek veren çalışanların Ramazan’ın bereketini bizzat hissetmesi gerektiğini söyleyen Duman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İş yerlerimizde ter döken, üretim çarkını döndüren kardeşlerimizin Ramazan’ın bereketinden mahrum kalmaması gerekir. Maaş ödemelerindeki hassasiyet, bayram öncesi yapılacak küçük jestler ve çalışan ailelerine yönelik şefkatli dokunuşlar, sadece toplumsal barışı güçlendirmez, aynı zamanda iş yerimizin manevi iklimini de ferahlatır. Her zaman söylediğimiz bir hakikat var: Yanımızda çalışan mesai arkadaşlarımızın yüzündeki samimi bir tebessüm, iş yerimizin en büyük ve en sağlam sigortasıdır. Emeğe ve hakka olan sadakatimiz, İstanbul’un ekonomik istikrarının da yegâne teminatıdır.”
İNFAKIN ŞEHRİ İSTANBUL’DA KARDEŞLİK SEFERBERLİĞİ
İstanbul’un vakıf kültürü ve sadaka taşlarıyla örülü tarihine vurgu yapan Abdulbari Duman, günümüz iş insanlarının bu asil mirası omuzlarında taşıması gerektiğini belirtti. İnfakın malı eksiltmeyeceğini, aksine bereketle çoğaltacağını dile getiren Duman, şu çağrıda bulundu:
“Ramazan, sadece kendi soframızı donatmak değil; komşumuzun, kardeşimizin ya da tanımadığımız bir muhtacın sofrasındaki noksanı tamamlamaktır. Lüksün ve israfın gölgesinde kalmış, gösterişe boğulmuş bir Ramazan anlayışı, İstanbul’un manevi dokusuna zarar verir. Bizim özlediğimiz, İstanbul’un o eski ramazanlarındaki gibi mütevazı sofralarda buluşulan, samimi paylaşımların yapıldığı bir kardeşlik seferberliğidir. İnfak etmekten çekinmeyin; çünkü verilen her sadaka, malın üzerindeki kiri temizler ve onu görünmez bir bereketle muhafaza eder.”

GELECEĞİN MÜSLÜMAN TÜCCAR KİMLİĞİ VE FİNAL MESAJI
Mesajının son bölümünde genç girişimcilere ve yeni kuşak iş dünyasına da seslenen Abdulbari Duman, modern dünyanın hızına rağmen değişmeyen tek pusulanın “doğruluk” olduğunu ifade etti. Duman, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Teknolojinin ve dijitalleşmenin ticareti kökten değiştirdiği bir çağdayız ancak bizim medeniyet değerlerimizde değişmeyen tek gerçek dürüstlüktür. İstanbul’un küresel bir ticaret merkezi olma ideali, ancak dürüstlük ve güven temelinde yükselirse kalıcı olur. Haksız kazancın üzerine bina edilen hiçbir yapı, adil ticaretin sarsılmaz temeli karşısında ayakta kalamaz. Bu duygu ve düşüncelerle; Ramazan ayının İstanbul’umuzun her semtine huzur, esnafımızın kasasına bereket, halkımızın gönlüne inşirah getirmesini diliyorum. Mübarek günlerin tüm İslam âleminin uyanışına ve birliğine vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.”

Leave Your Comment